Gece onunla yatıyorum.

Sabah onunla kalkıyorum.

Gün içinde defalarca kontrol ediyorum.

Sanal bir dünya: Matrix

İnternet Nesli, Dr. Jean Twenge

İstatistikler

Grafikler, J. Twenge'nin i-Nesli kitabından alınan verilerle oluşturulmuştur.
``Gerek istatistiksel gerekse deneysel veriler, sosyal medya ve elektronik aygıt kullanımı ile yalnızlık, mutsuzluk, depresyon ve intihar riskinin artması arasında ilişki olduğunu gösteriyor.``
Dr. Jean Twenge Psikoloji Profesörü, i-Nesli kitabının yazarı

Öneriler

Bu bölüm, Mustafa Merter'in, J. Twenge'nin Türkçe'ye ``i-Nesli`` adıyla çevrilen kitabına yazdığı önsözden alınmıştır.

Önsözün tamamına şuradan ulaşabilirsiniz: Mustafa Merter iNesli Önsöz

1. Bu durumun küresel boyutlarda bir hastalık/sendrom olduğunun bilinci ve tanımının yapılması.
2. Ülke çapında, ergenlerden başlayarak depresyon, kaygı, öfke, narsisizm, bağımlılık gibi belirtilerin, alan taramaları vasıtasıyla ölçülmesi. Sosyometrik davranış eğilimlerinin belirlenmesi ve elde edilen verilerin bir veri bankasında toplanarak meta analizlerinin yapılması.
3. ABD örneğinde olduğu gibi sadece bugünün analizi değil, geleceğe yönelik tahminlerin yapıldığı “Monitoring the Future” benzeri bir kuruluşun devreye sokulması. Burada en azından program yerine oturana kadar dış danışmanlık desteği alınmasını elzem görüyoruz.
4. Bütün eğitim sisteminin yeniden yapılanması ve “Matrix” ile bağlantının asgari seviyeye indirilmesi. Mesela, okullara yayın bozucu (jammer) konulması, en duyarlı kesimdeki ergenlerin yatılı okullarda korunma altına alınması gibi.
5. “Kişisel ekran zamanı”nı belirleyecek test ve tekniklerin geliştirilmesi. Göz temasını okuyarak cep telefonu, bilgisayar ve televizyon izleme zamanlarının ve içeriğinin beraberce analiz edilmesi (Interconnected Screen Time Measurement System). Belirli bir süre aşıldığında kişinin kendi kullandığı sistem tarafından uyarılması.
6. Farklı bilim dallarından uzmanların katılımı ile her sene bir durum tespiti ve önlemler şurasının gerçekleştirilmesi. Katılımcılardan kendi rızaları ile kendi “ekran zamanları”nı bilmelerinin istenmesi. Çünkü yukarıda izah ettiğimiz gibi Matrix’de o kadar zaman geçiriyorsak çözüm üretmek yerine problemi yadsıyan, küçümseyen bahaneler üretiriz.
7. Bütün medya iletişim araçlarını en yüksek düzeyde kullanarak Matrix hapishanesinde var olma şuurunun uyandırılması. Gazete ve İnternet ilanları, duvar panoları, film ve tiyatro senaryoları vasıtasıyla, Belediye, STK organları yardımıyla halkın bilgilendirilmesi. Özellikle gençlerde Matrix’ten kurtulup, “Neo” olma hâlinin özendirilmesi. Yani “ben kurtuldum, siz de kurtulabilirsiniz” mesajının yaygınlaştırılması.
8. Matrix Sendromu’nun “Nefs Psikolojisi” açısından yorumu ve zararlarının açıklanması. Sanal temasın tıpkı alkol gibi, insanın aklını ve daha da önemlisi kalbini örttüğü gerçeğinin anlaşılması.
9. İnsanları Matrix’e sokmanın aslında sosyopolitik bir proje olduğu varsayımından hareketle, bir “Matrix Araştırma Enstitüsü” kurulması ve karşı tedbirler üzerine ciddi çabalar gösterilmesi (mesela milîi arama motoru, filtre sistemleri gibi).