``Aziz dost! Sen tek bir kişi değilsin; sen bir âlemsin! Sen derin ve çok büyük bir denizsin. Ey insan-ı kâmil! O senin muazzam varlığın, belki dokuz yüz kattır; dibi, kıyısı olmayan bir denizdir.``

Hz. Mevlâna Celâleddin-i Rumî

Ekibimiz

Burada ekibimizin yalnızca bir kısmı yer almaktadır.
Bilgi ve Randevu

Duyuru

Mustafa Merter yurtdışından dönmüştür.

Sevgiler,
22.09.2021

Yeni Bölüm:

Kur'ân-ı Kerîm'in Acizâne Psikolojik Te'vîl Denemesi'nden Bazı Bölümler

Kehf Sûre-i Celîlesi 28. Âyet-i Kerîme

Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme (18/28).
وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَن ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوَاهُ وَكَانَ أَمْرُهُ فُرُطًا
Şu acılarla dolu hayatımızda kimimiz depresyonda, kimimiz kaygılar içinde, hayat fırtınasında bir o yana bir bu yana savrulup duruyoruz. Rabb'imiz bize ``sabır`` diye bir dayanma gücü vermiş, ama hepimizin bildiği gibi bazen sabır küpü de taşıyor ve çaresiz kalıyoruz. Âyet-i kerîme bu sabrın güçlenmesi için evvel emirde (öncelikle) bize, ``doğru`` insanlarla beraber olmamızı tebliğ ediyor…``yed'une rabbehum bil gadati vel aşiyyi / sabah ve akşam (Rabb'inin davetine uyup) dua edenler``le mümkün olduğunca beraber olmak. (...)
(...) Her insan derûnunda (derinliklerinde) kaygı ve hüzün ötesi bir hazret-i insan kuvvesi (potansiyeli) taşır, ``la havfun aleyhim velahum yahzenûn`` ibâre-i celîlesi bu mânâya gelir. Yani şifâ, insanın kendi kendisindedir, ama birisinin onu ona yansıtması elzemdir. (...)
Okumaya Devam Edin

Sultan Murad-ı Sâlis'in Dünyası

Türkan Alvan (İz yay.)
Türkan Alvan Hanım'ın yüksek hassasiyetleri ve eşsiz gayretleriyle meydana gelen bu kıymetli eseri zât-ı âlîlerinize takdîm etmekten mutluluk duyarız. Tarih, edebiyat ve tasavvuf disiplinlerinin harmanlandığı bu eserde ayrıca Sultan III. Murad Han Hazretlerinin pato-biyografisi, Dr. Mustafa Merter tarafından, Nefs Psikolojisi açısından değerlendirilmektedir.
E5xofuUWQAQvFU1

Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu Websitesi Açıldı!

Kısa adıyla Dünya ÇAKOP, 55 kurucu STK'dan ve 22 Bilim kurulu üyesinden oluşan, farklı cinsel yönelimler başta olmak üzere çeşitli konularda araştırmalar ve çalışmalar yapan profesyonel bir kuruluştur.
Dünya ÇAKOP, aileyi ve aile bireylerini tehdit eden her türlü soruna karşı çözüm üretmek için burada!
Siteye Git

Ekranla temâs neden psikolojimizi bozuyor?

Ekran başında geçirilen zaman ne kadar uzunsa farkına varmadan sanki o kadar büyük bir bir istilaya uğruyoruz. Bize ait olmayan sözde değerler, davranış biçimleri, duygular içimize işliyor; şaka gibi gelse de “Matrix” içinde sanal bir hayat sürdürmeye başlıyoruz.

Ekranın Doğal Gerçeklikten farkı şunlardır:

  1. Duyusal aşırı yüklenme (Sensory overload)
    Çok kısa bir zaman aralığı içinde, zihnimize adeta ekran üzerinden bir ışık, renk, ses, görüntü seli akar ve zihnimiz bir mânâda istila edilir (ele geçirilir). Bu sel gelmeden evvel zihin dinlenme hâlinde (rest mode) iken, sel sonrası yüksek uyarılma hâline (high excitation state) girer; uyarılmadan evvel hafif dalgalar hâlinde inip çıkan zihin dalgaları, uyarıldıktan sonra bir fırtınaya dönüşür.
  2. Duygusal aşırı yüklenme/ Temanın devamlı değişmesi
    Kâh trajik bir habere üzülür, kâh gönderilen bir fıkraya güler veya şehvetimizi, hırsımızı, kendimizi beğenmişliğimizi kamçılayan verilerle dağılır, allak bullak oluruz. Bu dağılmanın sebebi bilinç-dışımızda yarı uyku hâlinde olan bazı duyguların uyanmasından da kaynaklanır. Bunları iki ana grup hâlinde toplarsak; birincisi haz veren duygulardır: şehvet, hırs, ucûb, merak tatmini, sınırsız güç, iktidar, hükmetme… gibi.  İkinci grup duygular ise acı verir; mesela gelen haberler dolayısıyla öfke, kaygı, hased, yetersizlik, suçluluk hissetme gibi. Acı veren duyguların bir bölümü ise felaket, kaza, savaş, katliam gibi, tekrar tekrar gösterilen sahnelerin içimizde baştan uyandırdığı, merhamet, rikkat, kardeşlik, acz, çaresizlik duygularıdır; fakat burada yine bir tuzak vardır, çok kısa zaman dilimi içerisinde o kadar kötü haber almamıza rağmen, bir süre sonra bunları kanıksamaya başlarız; ah, vah vah dedikten kısa bir müddet sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi başka bir temayla eğleniriz. Hâlbuki normal bir durumda, bu haber üzerine derinliğine düşünmeli, yas sürecinden geçmeli ve hatta çareler üretmeye başlamalıyızdır.
Beş duyu vasıtasıyla zihnimize aşırı veri yüklendiğinde kalbimiz perdelenir ve oradan bize ulaşan enformasyon (varidat, ilhamat, tuluât, fuyuzât…) ve nûr akışı kesilir (Kâşâni Hz., Tefsîr-i Kebîr/Te'vilât). Bakın bu yorum o kadar önemli ki, duyusal aşırı yüklenme (sensory overload) ve kalb arasındaki ilişkiyi anlayabilmek, bildiğimiz psikoloji ve psikopatolojiye yepyeni boyutlar katıyor; bütün psikoterapi yaklaşımlarının tekrardan gözden geçirilmesini elzem kılıyor. Özellikle çağımızda sanal/ekran bağımlılığı ile en üst düzeye ulaşan duyusal aşırı yüklenme, hiç şüphesiz, varoluşumuzun, onsuz anlamsız hâle geldiği bu kalb geçidini işlevsiz hâle getiriyor ve depresyon, evham gibi hastalıkların patlamasına sebep oluyor. Ontolojik bir karanlıklaşma yaşamaya başlıyoruz; ışığın aslı, özü olan nûr kesilince, istediğimiz kadar o dünyayı yapay ışıklarla aydınlatalım, en şaşaalı alışveriş merkezlerinin pırıl pırıl mekânlarında dolaşalım, yine de o dünya bize cehennem gibi karanlık geliyor. Depresyon yaşayanlar bilirler, bu "ışıklar içinde karanlık" insana neredeyse dayanılmaz bir azab verir.
Sayfaya Git

Eşcinsellik

"Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili" kitabımızda yer verdiğimiz "Eşcinsellik" konusuna, güncel katkılar sunarak yeni bir dosya hazırladık. Dikkatlerinize sunarız.
Bir Müslüman, eşcinsellik maddî ve mânevî açıdan insana zarar verdiği için eşcinselliğin düşmanıdır; ama ``hazreti insan`` olduğu için her eşcinsel mübârektir. Dolayısıyla bütün eşcinsellere, hürmet ve anlayışla yaklaşmak elzemdir; “ince” İslâm budur.
Terapiye kimler alınır? Sadece kendi istekleri doğrultusunda, sağlam motivas­yonu olan ve terapisti ile benzer değerler sistemini paylaşan kişiler ideal adaylardır.
Biz edepli bir milletiz; sadece kendimize değil, dünyaya da fütüvvet ahlâkımız ile hizmet verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Bu mevzûda da Türkiye’nin, başta İslâm âlemi olmak üzere bütün dünyaya önder olması lazım; bizden beklenen bu.

Şu sorulara ve daha fazlasına yanıt bulabilirsiniz:

  1. Eşcinsellik nedir?
  2. Psikiyatri’nin ve Psikoloji’nin eşcinselliğe yaklaşımı nasıldır?
  3. Eşcinselliğe bakışta zaman içinde ne tür değişimler olmuştur?
  4. Eşcinselliğe paralel giden patolojiler ve psikolojik rahasızlıklar nelerdir?
  5. Eşcinsel hayat tarzının normalleştirilmesinin toplum üzerinde ne gibi tesirleri olabilir?
  6. Eşcinselliğin kaynağına dair teoriler nelerdir?
  7. Eşcinsellik doğuştan gelen bir şey midir?
  8. Bir hastalık mıdır, yoksa bir seçim midir?
  9. Psikoterapi mümkün mü?
  10. Nefs Psikolojisi yaklaşımına göre eşcinsel temayül nedir ve Nefs Psikolojisi ne önerir?
Sayfaya Git

Önemli Bilgilendirme

``Bir süredir bazı psikolog ve psikiyatrların adımı ve Nefs Psikolojisi yaklaşımını menfaatleri doğrultusunda zikrettiklerini; bu şekilde kendilerini tanıttıklarını ve psikoterapi yaptıklarını izlemekteyim. Hatta internet üzerinden ses kaydım kopyalanarak sesimin terapi yapan benmişim gibi kullanıldığını, karşılığında da ücret alındığını hayretle duydum. Lütfen böyle durumlarda www.drmustafamerter.com websitesine yönelin ve bu kişileri bizzat bizden araştırın.

Ayrıca Psikolog R. Berin Tuncel ile hiçbir bağlantımın olmadığının, geçmişte kendisinin yazmış olduğu kitaba bir önsöz vermiş olmama ve bazı müşterek etkinliklerde bulunmuş olmama rağmen artık herhangi bir işbirliği yapmama kararında olduğumun bilinmesini isterim. Bu hanımefendiye bizim tarafımızdan verilmiş bir katılım belgesi veya herhangi başka bir belge yoktur.``

Dr. Mustafa Merter
29.10.2019

TVNET Türk Kahvesi Programı

20 Ekim 2019'da yayınlandı.
Nefs ilmini bilmeden psikoterapi yapmaya çalışmak ``bir ülkede haritasız gezmeye benzer.``

Kitaplar

Mustafa Merter, ilk kitabı ``Dokuz Yüz Katlı İnsan``ın ardından ``Nefs Psikolojisi`` kitabını yayımladı. Son beş yıldır ``Kur'ân-ı Kerîm'in Psikolojik Açıdan Tefsîri`` çalışmasını sürdürüyor.
Daha fazla

Psikoterapi ve Öğrenim Analizi

Mustafa Merter, uzun yıllar psikoterapi hizmeti verdi; yüzlerce danışan gördü. Tecrübelerini, öğrenim analizi sürecinden geçmekte olan öğrencilerine aktarıyor.
Daha fazla

Konferanslar ve TV. Programları

Mustafa Merter şimdiye kadar onlarca konferans verdi ve pek çok TV. programına konuk oldu. Kayıtların bir kısmı bu sayfada bir araya toplandı.
Daha fazla

İletişim

Formu doldurarak ya da info@drmustafamerter.com adresine e-mail göndererek iletişime geçebilirsiniz.





    drmustafamerter
    Duyurularımızı Twitter'dan da takip edebilirsiniz.