Nefs Psikolojisi'ni daha yakından tanıyın.

Daha çok şey öğren
Delilli Psikoloji

Nefs Psikolojisi'nin kaynağı Kur'ân-ı Kerîm, hadîs-i şerîfler ve tasavvuf büyüklerinin açıklamalarıdır.

İnsanın Aslına Uygunluk

Nefs Psikolojisi, insanı, alt katlardan ibâret görmez; yükselme cevherine ve Hz. İnsan potansiyeline sahip bir varlık olarak görür.

Psikoloji Yol Haritası

Nefs Psikolojisi, nefs yapısı tanımıyla ve refâkat edici /mürebbî merkezli psikoterapi anlayışıyla psikoloji bilimine bir yol haritası kazandırmıştır.

Yeni Bir Terminoloji

Nefs Psikolojisi, isabetli ve tamamlayıcı yeni kavramlarla insanı anlamayı kolaylaştırıcı bir terminoloji geliştirmiştir.

Ekranla temâs neden psikolojimizi bozuyor?

Ekran başında geçirilen zaman ne kadar uzunsa farkına varmadan sanki o kadar büyük bir bir istilaya uğruyoruz. Bize ait olmayan sözde değerler, davranış biçimleri, duygular içimize işliyor; şaka gibi gelse de “Matrix” içinde sanal bir hayat sürdürmeye başlıyoruz.

Ekranın Doğal Gerçeklikten farkı şunlardır:

  1. Duyusal aşırı yüklenme (Sensory overload)
    Çok kısa bir zaman aralığı içinde, zihnimize adeta ekran üzerinden bir ışık, renk, ses, görüntü seli akar ve zihnimiz bir mânâda istila edilir (ele geçirilir). Bu sel gelmeden evvel zihin dinlenme hâlinde (rest mode) iken, sel sonrası yüksek uyarılma hâline (high excitation state) girer; uyarılmadan evvel hafif dalgalar hâlinde inip çıkan zihin dalgaları, uyarıldıktan sonra bir fırtınaya dönüşür.
  2. Duygusal aşırı yüklenme/ Temanın devamlı değişmesi
    Kâh trajik bir habere üzülür, kâh gönderilen bir fıkraya güler veya şehvetimizi, hırsımızı, kendimizi beğenmişliğimizi kamçılayan verilerle dağılır, allak bullak oluruz. Bu dağılmanın sebebi bilinç-dışımızda yarı uyku hâlinde olan bazı duyguların uyanmasından da kaynaklanır. Bunları iki ana grup hâlinde toplarsak; birincisi haz veren duygulardır: şehvet, hırs, ucûb, merak tatmini, sınırsız güç, iktidar, hükmetme… gibi.  İkinci grup duygular ise acı verir; mesela gelen haberler dolayısıyla öfke, kaygı, hased, yetersizlik, suçluluk hissetme gibi. Acı veren duyguların bir bölümü ise felaket, kaza, savaş, katliam gibi, tekrar tekrar gösterilen sahnelerin içimizde baştan uyandırdığı, merhamet, rikkat, kardeşlik, acz, çaresizlik duygularıdır; fakat burada yine bir tuzak vardır, çok kısa zaman dilimi içerisinde o kadar kötü haber almamıza rağmen, bir süre sonra bunları kanıksamaya başlarız; ah, vah vah dedikten kısa bir müddet sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi başka bir temayla eğleniriz. Hâlbuki normal bir durumda, bu haber üzerine derinliğine düşünmeli, yas sürecinden geçmeli ve hatta çareler üretmeye başlamalıyızdır.
Beş duyu vasıtasıyla zihnimize aşırı veri yüklendiğinde kalbimiz perdelenir ve oradan bize ulaşan enformasyon (varidat, ilhamat, tuluât, fuyuzât…) ve nûr akışı kesilir (Kâşâni Hz., Tefsîr-i Kebîr/Te'vilât). Bakın bu yorum o kadar önemli ki, duyusal aşırı yüklenme (sensory overload) ve kalb arasındaki ilişkiyi anlayabilmek, bildiğimiz psikoloji ve psikopatolojiye yepyeni boyutlar katıyor; bütün psikoterapi yaklaşımlarının tekrardan gözden geçirilmesini elzem kılıyor. Özellikle çağımızda sanal/ekran bağımlılığı ile en üst düzeye ulaşan duyusal aşırı yüklenme, hiç şüphesiz, varoluşumuzun, onsuz anlamsız hâle geldiği bu kalb geçidini işlevsiz hâle getiriyor ve depresyon, evham gibi hastalıkların patlamasına sebep oluyor. Ontolojik bir karanlıklaşma yaşamaya başlıyoruz; ışığın aslı, özü olan nûr kesilince, istediğimiz kadar o dünyayı yapay ışıklarla aydınlatalım, en şaşaalı alışveriş merkezlerinin pırıl pırıl mekânlarında dolaşalım, yine de o dünya bize cehennem gibi karanlık geliyor. Depresyon yaşayanlar bilirler, bu "ışıklar içinde karanlık" insana neredeyse dayanılmaz bir azab verir.
Sayfaya Git

Erciyes Üni. Konferans I, II

3 Nisan 2015
Aile İfsad Projesi

29:04 dk.: Planlı programlı bir şekilde uygulanan, küresel çapta bir toplumsal mühendislik harikasıyla karşı karşıyayız. Eğer fitne-fücur nobeli olsaydı bu projeye vermemiz gerekirdi.

29:41 dk.: Kevin Macdonald, ``The Culture of Critique`` kitabında bir medeniyet analizi yapıyor. İz sürüyor. Bu iz onu Frankfurt Ekolü'ne kadar götürüyor. (...)

33:10 dk.: Amerika'ya gittikten sonra, Frankfurt Ekolü'nün, büyük çoğunluğu Musevi olan elemanları bir proje üretmeye başlıyorlar. Bunlar kim biliyor musunuz? Bizim okuduğumuz isimler. Erich Fromm... Rollo May... Jürgen Habermas... Adorno... (...) Amaç şu: Diyorlar ki: ``Bu Almanlar, bu hain Almanlar, bu işi nasıl yaptı? Bu Almanlar'da diyorlar, disiplin var, çok yoğun bir aile disiplini; ve ailede baba otoritesi çok güçlü. Biz bu baba otoritesini bir şekilde Psikoloji'yi kullanarak yıkabilirsek aile kurumunu çözeriz, dağıtırız ve ondan sonra bu hainler öfkelerini bizim üzerimize yansıtmak yerine istedikleri gibi yaşayarak, zevkperest bir şekilde -baba otoritesi giti ya- rahatlarlar ve bütün bu şeyler bizim üzerimize yansımaz.`` Bunu da yaparken Freud'un Oedipus Kompleksi'ni çok etkili bir şekilde kullanarak böyle bir sistem oluşturuyorlar. (...) %2.5 Musevi nüfusla bütün Sosyoloji'deki yazarları, bilim adamlarını... %60 oranında temsil ediyorlar Sosyoloji'yi. Yine baktığınız zaman, Hollywood film endüstrisi, Psikoloji alanı vesaire, ve bunu yapabilmeleri için, böyle bir projeyi yerine oturtabilmeleri için ellerinde her türlü imkan var.

35:33 dk.: Ve ne oluyor? 1950'lerin.. 30'ların, 40'ların Amerikan filmlerine bakın... Hanımefendilerin edebine bakın... Aile düzenine bakın Amerika'daki... İnanılacak gibi değil. Kendileri bile şaşırıyorlar, bu kadar kısa zamanda böyle bir şey nasıl olabilir diye. Ve neticede aile kurumu çöküyor; ve bugün karşılaştığımız manzara meydana çıkıyor. Bu manzaranın ne olduğunu, biz Psikiyatrlar, Psikologlar, Sosyologlar vesaire... yeterince anlamıyoruz, araştırmıyoruz. Niye yapmıyoruz bunu? Değişik nedenleri var. Bu açığı kapatmak için iki kitap yayınlandı biliyorsunuz. Kaknüs yayınlarından. Bir tanesi ``Ben Nesli``, Jean Twenge'nin, Amerikalı bir psikoloğun kitabı; bir tanesi de ``Narsisizm İlleti`` diye, yine J. Twenge'nin ikinci kitabı. Bu kitapları hepinizin okuması lazım. Çünkü şöyle bir psikolojiyle karşı karşıyayız: Diyoruz ki: ``Ya, bu olanlar bize olmaz. Bizde böyle şeyler olmaz.`` Yok. Eğer bu böyle giderse, bu internetin tesiri de böyle devam ederse biz farkına varmadan, yavaş yavaş, bu hâle geleceğiz.

Eşcinsellik

"Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili" kitabımızda yer verdiğimiz "Eşcinsellik" konusuna, güncel katkılar sunarak yeni bir dosya hazırladık. Dikkatlerinize sunarız.
Bir Müslüman, eşcinsellik maddî ve mânevî açıdan insana zarar verdiği için eşcinselliğin düşmanıdır; ama ``hazreti insan`` olduğu için her eşcinsel mübârektir. Dolayısıyla bütün eşcinsellere, hürmet ve anlayışla yaklaşmak elzemdir; “ince” İslâm budur.
Gey hayat tarzı, yaşam beklentisini 20 yıl kısaltır. Ölüm yaşı ortalaması 42’dir (sadece %24’ü 65 yaşını aşar).
Terapiye kimler alınır? Sadece kendi istekleri doğrultusunda, sağlam motivas­yonu olan ve terapisti ile benzer değerler sistemini paylaşan kişiler ideal adaylardır.
Bu durumdan muzdarip olan ana babalar, devletin tedbir alması için, kendi çocukları da tehlikede olan milletvekillerine ve hatta CİMER’e müracaat etsinler.
Biz edepli bir milletiz; sadece kendimize değil, dünyaya da fütüvvet ahlâkımız ile hizmet verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Bu mevzûda da Türkiye’nin, başta İslâm âlemi olmak üzere bütün dünyaya önder olması lazım; bizden beklenen bu.

Şu sorulara ve daha fazlasına yanıt bulabilirsiniz:

  1. Eşcinsellik nedir?
  2. Psikiyatri’nin ve Psikoloji’nin eşcinselliğe yaklaşımı nasıldır?
  3. Eşcinselliğe bakışta zaman içinde ne tür değişimler olmuştur?
  4. Eşcinselliğe paralel giden patolojiler ve psikolojik rahasızlıklar nelerdir?
  5. Eşcinsel hayat tarzının normalleştirilmesinin toplum üzerinde ne gibi tesirleri olabilir?
  6. Eşcinselliğin kaynağına dair teoriler nelerdir?
  7. Eşcinsellik doğuştan gelen bir şey midir?
  8. Bir hastalık mıdır, yoksa bir seçim midir?
  9. Psikoterapi mümkün mü?
  10. Nefs Psikolojisi yaklaşımına göre eşcinsel temayül nedir ve Nefs Psikolojisi ne önerir?
Sayfaya Git

Duyuru

Malum salgından dolayı, gerçekleştirilmesi planlanan tüm konferanslar ertelenmiştir. Yeniden sağlıkla buluşma niyazlarımızla, muhabbetler.

Duyurular ve Yaklaşan Etkinlikler

Mustafa Merter, BAÇTE Sunumu: ``Yıldızlar Geçidi: Kalp``

11 Mart 2020 Çarşamba günü BAÇTE'de gerçekleşen sunumda Mustafa Merter, ``Nefs yapısı ve dinamizmi, (manevi) kalp, rüyalar ve sanal bağımlılık`` hakkında konuştu; ardından soruları yanıtladı.

Ekranla temasımız arttıkça, ``evham ve depresyon gibi rahatsızlıklardan bizi koruyan nûrun`` kaynağı olan kalpten uzaklaşıyoruz.

Rüyâlar hâlimizi değiştiriyor; hâller acımızı hafifletiyor; her gün ufak da olsa yeni ve yüksek şuurlu bir aksiyonda bulundukça (örneğin ``alan`` varoluş konumundan ``veren`` varoluş konumuna geçmek) ve daha ``kalbî`` oldukça mânevî anlamda yükseliyoruz; yükseldikçe alt katların, üzerimizdeki karanlık ve boğucu tesirleri yerini ferahlığa bırakıyor; bizi psikolojik rahatsızlıklardan koruyan ``nûr``un tesiri üzerimizde artıyor; tüm bu süreç bizi iyileştiriyor; artık ne evham ne depresyon kalıyor; çünkü artık onları yaşayacağımız katta değiliz.

``Ekran bağımlılığı, bir bina gibi olan nefs yapımızın alt katlarına düşme riskimizi arttırıyor.``

Nefs Psikolojisi'ne dair, kısa kısa.

Nefs Psikolojisi psikoterapistleri ile yapılacak olan soru-cevap video çekimlerinin ilki. Şule Alpay, Nefs Psikolojisi'ne dair görüşlerini paylaştı.
İnsanın Ruh Artı Beden Varoluşu ve Rüyalar

İnsan, ruh ve beden birleşiminden meydana gelen bir varlıktır. Nefs Psikolojisi, insanın beden ötesi varlığını psikolojik açıdan anlamaya çalışarak şimdiye kadar bildiklerimize yeni bir boyut kazandırmıştır. Adeta birer özel mektup gibi olan rüyalardan ise psikoterapi süreci boyunca çok şey öğreniriz.

Nefs Psikolojisi Tedavi Yaklaşımının Üç Temel Unsuru ve Ferdîleşme

Nefs Psikolojisi'ne göre psikolojik tedavi süreci (üç) sac ayağı üzerine oturur. Bunlardan ilki, gerektiği durumlarda bir psikiyatriste müracaat ve ilaç kullanımıdır. İkinci ve esas yapı psikoterapi desteğidir. Üçüncüsü ise sosyoterapidir.

Neden Rüyalarla Çalışıyoruz?

Şule Alpay, insanın ruh artı beden varoluşunu günümüze uygun bir misal olan ``cep telefonu`` mecazı ile Nefs Psikolojisi açısından açıklıyor.

Ayrıca, ``Rüyalar neden önemli? Rüya gelmezse psikoterapi sona mı erer?`` gibi sıkça sorulan sorulara da değiniyor.
Tüm videolar

Psikoterapistler

Burada yayımladığımız psikoterapistler Dr. Mustafa Merter'in Nefs Psikolojisi Öğrenim Analizi'nden geçmiş ve bu yaklaşımla danışan görmeye ve psikoterapi yapmaya hak kazanmış kişilerdir. Psikoterapi talep eden kişiler kendileriyle iletişime geçebilirler.
Randevu

Önemli Duyuru

``Bir süredir bazı psikolog ve psikiyatrların adımı ve Nefs Psikolojisi yaklaşımını menfaatleri doğrultusunda zikrettiklerini; bu şekilde kendilerini tanıttıklarını ve psikoterapi yaptıklarını izlemekteyim. Hatta internet üzerinden ses kaydım kopyalanarak sesimin terapi yapan benmişim gibi kullanıldığını, karşılığında da ücret alındığını hayretle duydum. Lütfen böyle durumlarda www.drmustafamerter.com websitesine yönelin ve bu kişileri bizzat bizden araştırın.

Ayrıca Psikolog R. Berin Tuncel ile hiçbir bağlantımın olmadığının, geçmişte kendisinin yazmış olduğu kitaba bir önsöz vermiş olmama ve bazı müşterek etkinliklerde bulunmuş olmama rağmen artık herhangi bir işbirliği yapmama kararında olduğumun bilinmesini isterim. Bu hanımefendiye bizim tarafımızdan verilmiş bir katılım belgesi veya herhangi başka bir belge yoktur.``

Dr. Mustafa Merter
29.10.2019

TVNET Türk Kahvesi Programı

20 Ekim 2019'da yayınlandı.
Nefs ilmini bilmeden psikoterapi yapmaya çalışmak ``bir ülkede haritasız gezmeye benzer.``

Hizmetler

Kitaplar

Mustafa Merter, ilk kitabı ``Dokuz Yüz Katlı İnsan``ın ardından ``Nefs Psikolojisi`` kitabını yayımladı. Son beş yıldır ``Kur'ân-ı Kerîm'in Psikolojik Açıdan Tefsîri`` çalışmasını sürdürüyor.
Daha fazla

Psikoterapi ve Öğrenim Analizi

Mustafa Merter, uzun yıllar psikoterapi hizmeti verdi; yüzlerce danışan gördü. Tecrübelerini, öğrenim analizi sürecinden geçmekte olan öğrencilerine aktarıyor.
Daha fazla

Konferanslar ve TV. Programları

Mustafa Merter şimdiye kadar onlarca konferans verdi ve pek çok TV. programına konuk oldu. Kayıtların bir kısmı bu sayfada bir araya toplandı.
Daha fazla

Yazılar

İletişim

Formu doldurarak ya da info@drmustafamerter.com adresine e-mail göndererek iletişime geçebilirsiniz.




drmustafamerter
Duyurularımızı Twitter'dan da takip edebilirsiniz.